Facebook


İLÇEMİZ

ADININ KAYNAĞI
İlçe Adının Kaynağı; Kahta adının nereden geldiği yolunda kaynaklarda pek bilgi olmamakla beraber, tarihte, Orta Asya’da Ötüken ve Karakurum yakınında Kahta isimli bir kentin varlığı göz önüne alınırsa Kahta isminin Orta Asya kökenli bir isim olduğu sonucu çıkarılabilir. ahta” isminin Persçede “Dağın Eteği” anlamına geldiği ve Komagenelilerden önce bölgede hakim olan Persler tarafından kullanıldığı ,  bu adın da  eski yerleşim yerinin konumundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Eski ilçe merkezi Eski Kahta’dır ve Nemrut Dağının eteklerinde yer almaktadır.
Kâhta’nın geçmişi sabah medeniyetinin doğuş yeri olan Mezopotamya’ya yakın olması nedeniyle tarih öncesi dönemlere kadar uzanmaktadır. Bulunduğu coğrafî konum nedeniyle tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar sayısız medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Yörede yapılan arkeolojik kazılardan elde edinilen eser ve bulgular ile günümüze intikal eden canlı tarihi bulgular en belirgin kanıtlardır. Paleolitik, neolitik, kalkolitik dönem ve tunç devrine ait elde edilen eserler Adıyaman müzesinde sergilenmektedir. M.Ö. 2000 yıllarında Kommagene Krallığının kuruluşuna kadar (m.ö. 69) Hititler, Mitaniler, Asurlular, Geç Hititliler, Persler, Kummurlar ile makedonyalı büyük İskender’in hakimiyeti ve Doğu Roma imparatorluğun egemenliği hüküm sürmüştür. 

M.Ö. 69 yılında kurulan Kommagene krallığı bugün dünyanın sekizinci harikası olarak aday gösterilen Nemrut dağındaki dev heykelleri ve ilçedeki diğer tarihi eserleri bırakmıştır. 142 yıl yörede hüküm süren ve bugünlere intikal eden eserleri bırakan Kommagene krallığı M.S. 72 yılında Roma İmparatorluğu tarafından ortadan kaldırılarak Suriye eyaletine bağlanmıştır. 

İlçenin antik çağda ve Bizans döneminde adı bilmemektedir. Orta çağda İslam dünyasının sınır kalelerinden biri olmuştur. 

M.S. 670’de Emeviler, 758’de Bizans ve Sasaniler, 926’da Hamdaniler, 1226’da Seçuklular, 1284’e kadar Memlüklüler, Artuklular ve Dulkadiroğulları, 1393’te Timur ve 1516’dan sonra da Osmanlı İmparatorluğu bölgeye hakim olmuştur. 
Kâhta şehri şu anda bulunduğu yere Cumhuriyetin ilk yıllarında taşınmış olup daha önce şimdiki Kocahisar ( Eski Kâhta ) köyünün bulunduğu yerde idi. M.Ö. üçüncü yüz yılın ilk yarısında ARSEMES adlı bir kralın bu yörede hakimiyet kurduğu sanılmaktadır. II.Selçukos’un ( M.Ö. 246-225 ) kardeşi Arsemes adındaki bir kralın kendi adıyla anılan iki kent görüyoruz. Bunlardan birincisi eski Kâhta kalesinin karşısındaki yukarı Arsemia’dır. Kâhta kalesi, Selçuklu imparatoru Alparslan’ın Malazgirt zaferi (1071)’ den sonra (1085) Selçuklular tarafından Bizanslılardan alınır. Yöre zaman zaman Malatya Danişmendlileri, Selçuklular ve Artuklular arasında el değiştirir. Kale daha sonra Melik’ul-Mansur tarafından onarılır. (XII.yy.) Bir süre Harput emirliği, Danişmendler ve Selçuklular arsında el değiştirir. Kaleyi daha sonra Sultan Alaeddin Keykubad’ın seraskeri Ceyli Bey zabteder. 
Bölgede Selçuklu hakimiyeti başlar. (1226) Kâhta, Baba İshak ayaklanmasında (1240-1241) yağmalanır. 
Kâhta kalesinin adı Memlüklüler ile Moğollar arasında geçen savaşlarda sık sık geçer. 1283-1289 yıllarında kale Halep valisi Kara ungur tarafından alınır. Yeniden tahkim edilir. Daha sonra Osmanlı hakimiyetine geçer. Timur Malatya ve Kâhta’ya kadar olan kaleleri ele geçirince Yıldırım Beyazıd kalelere koyduğu muhafızları kovarak Türkmen’lerden Kara Osman’ı tahta geçirir. Timur’un çekilmesiyle Memlüklüler bölgeye hakim olurlar. (1417-1418) Memlüklülerin hakimiyeti Yavuz Sultan Selim’in bölgeyi ele geçirmesine kadar devam eder. 
1516 yılında Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı hakimiyetine girdikten sonra diğer ilçeler gibi önce Dulkadirli Emaretine, Kanuni zamanında ise sancak merkezi haline getirilen Samsat’a bağlanarak Zülkadiriye eyaleti (Maraş)’ne bağlanır. Kâhta 1531 yılında Malatya’ya, 1349 yılında ise Hısn-ı Mansur’a (Adıyaman) bağlanır. 1859 yılında Malatya sancak olunca Kâhta’da diğer kazalar gibi yeniden Malatya’ya bağlanır. Bu durum Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasına kadar devam eder. 1859 yılında Kâhta’da bir Abdal ayaklanırsa da ayaklanma bastırılır. 

Milli mücadele döneminde M. Kemal’i yakalamak ve etkisiz hale getirmek için görevlendiren Ali Galib Malatya’da sıkıştırılınca Kâhta’ya gelir. Beraberindeki zatlarla Hacı Bedir Bey’e misafir olur. Hacı Bedir Bey’den umduğu desteği bulamayınca da 15.9.1919 günü Kâhta’dan Urfa’ya oradan da Halep’e kaçar. 
Kâhta cumhuriyet döneminde Malatya’ya bağlı bir ilçe olarak eski durumunu muhafaza eder. 

Cumhuriyetin ilk yıllarında yer değiştirerek eski Kâhta’dan 26 k.m. güneyindeki şimdiki yerine taşınır. 
İLÇEMİZİN COĞRAFİ DURUMU
Kâhta’nın yüz ölçümü 1.488 km karedir. Kâhta ilçesi doğuda Gerger ilçesi, güneydoğu ve güneyde Şanlıurfa ili, güneybatıda Samsat ilçesi, batıda Merkez ilçe, kuzeyde Sincik ilçesi, kuzeydoğuda da Malatya iliyle çevrilidir.

DOĞAL YAPISI 
İlçe toprakları kuzey kesimindeki dağlık alanlar ile güney kesimindeki düzlüklerden oluşur. Kuzey kesimini Malatya dağlarının uzantıları engebelendirir. En önemli yükselti Nemrut Dağı’dır (2.206 m). İlçe merkezinin kuzey batısında Yarlıca Dağı ( 1.436m) yer alır. Dağlık alanlardan güneye doğru gidildikçe önce plato alanlarına sonra da ovalara geçilir. İlçe topraklarının sularını Fırat’ın kollarından Kâhta ve Kalburcu çayları toplar. Eskiden güneydoğu ve güneyde doğal sınırı oluşturan Fırat ırmağı vadisi bugün Atatürk Barajı gölünün altında kalmış durumdadır. 
  
İKLİM DURUMU 
İlçemiz sınırları içersinde bulunan Atatürk Barajı gölü nedeniyle, iklim yapısı önemli bir ölçüde değişikliğe uğramıştır. Karasal olan iklim, Atatürk baraj gölünün etkisiyle değişerek, Akdeniz iklimi ile benzerlik göstermeye başlamıştır. 
 BİTKİ ÖRTÜSÜ VE HAYVAN VARLIĞI 
Doğal bitki örtüsü Step görünümündedir. Engebeli bir arazi yapısına sahip olup, dağlık kesimde fazla sık olmayan Meşe ağaçları, akarsu boylarında ise söğüt ve kavak ağaçları mevcuttur. Dağlık kesimde küçükbaş hayvan beslenmektedir.

EĞİTİMİN TARİHİ GELİŞİMİ                                
        Kahta ilçesinin eski yerleşim yerinden (Eski Kâhta) şu anki yerleşim yerine göç etmesinden sonra (1920-1925), yeni yerleşim yerinin gelişmeye elverişli olması ve Atatürk Barajının oluşması sonucunda köyleri ve toprakları sular altında kalan köylülerin, ilçeye göç etmesi sonucu ilçemiz gerek nüfus açısından gerekse sosyo - kültürel açıdan hızlı bir gelişme göstermiştir.
            Buna paralel olarak, ilçede 1948 yılında ilk olarak Kubilay İlkokulu ve ardından 1954 yılında Kâhta Ortaokulu hizmete girmiştir. Daha sonraki yıllarda birçok örgün ve yaygın, eğitim - öğretim kurum ve kuruluşu faaliyete geçirilmiştir.
İlçemizde okur-yazar oranı % 98’dir.

  OKUL ÖNCESİ EĞİTİM                                  
İlçemizde 1 bağımsız Anaokulu, 52 Anasınıfı mevcut olup, Anaokulunda 4, anasınıflarında ise toplam 55 derslik bulunmaktadır. 
Anaokulunda 156, anasınıflarında 1254 öğrenci öğrenim görmektedir.
Anaokullarında 6, anasınıflarında 31 öğretmen ve ayrıca 42 usta öğretici görev yapmaktadır.
Okulöncesi eğitimde okullaşma oranı (48-72 ay) % 23'dür.

   İLKÖĞRETİM                                  
 İlimizde 151  ilköğretim okulu ve bunların 622 dersliği ve 27.370 öğrenci mevcut olup, bu okullarda 1100 kadrolu öğretmen, 170 sözleşmeli, 116  ek ders ücretli öğretmen mevcuttur.
Taşıma Merkezi Okul Sayısı 26 olup, 164 yerleşim biriminde 3.772 öğrenci taşınmaktadır.
İlköğretim okullarında bir dersliğe ortalama 44 öğrenci düşmektedir.
İlköğretimde okullaşma oranı % 99,00'dur.

       ORTAÖĞRETİM                                 
        Lise ve Dengi okul sayımız 7'dir. Bu okulların 133 dersliği, 5.049 öğrencisi mevcut olup, Lise ve dengi okullarında 210 öğretmen vardır.
Bir dersliğe ortalama 38 öğrenci düşmektedir.
Ortaöğretimde okullaşma oranı % 90'dır.

YÜKSEK ÖĞRETİM                                     
        Kahta Meslek Yüksekokulu YÖK’ün 16.10.1997 tarihli toplantısında alınan 2547 sayılı kanun değişik 7/d–2 maddesi uyarınca Harran Üniversitesine bağlı olarak kurulmuş, 1998-1999 öğrenim yılında 3 programla (Su Ürünleri, Tarla Bitkileri, Turizm ve Otelcilik) öğrenime başlamıştır. 2000 yılında Yeterli alt yapı olmadığında Turizm ve Otelcilik Proğramı Şanlıurfa Meslek Yüksekokulu bünyesine alınmış, Kahta MYO bünyesinde de Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama Programı ile Harita kadastro Programı açılmış, aynı yıl bu iki programa ek kontenjandan öğrenci alınmıştır. Yüksekokulumuz 5467 sayılı kanun gereği Meslek Yüksekokulumuz 2006 yılında Adıyaman Üniversitesine bağlanmıştır.
Kâhta Meslek Yüksek Okulunun Bölümleri
Bilgisayar Programcılığı
Harita Kadastro
Su Ürünleri
Tarla Bitkileri 
Muhasebe
Turizm ve Otelcilik

 

Ekonomik Hayatın Gelişimi

İlçenin, daha önceleri karasal olan ikliminin Atatürk Barajının etkisiyle değişerek, Akdeniz iklimine yakın bir özellik göstermesi, tarım faaliyetlerin çeşitlenmesine imkan sağlamış, ilçenin ekonomik yönden kalkınmasına vesile olmuştur. Ancak, 1990 yılından sonra Kâhta – Diyarbakır arası ulaşımı sağlayan köprünün baraj suları altında kalması ilçenin stratejik öneminin azalmasına neden olmuş ve ilçe ekonomik yönden olumsuz bir şekilde etkilenmiştir.






Petrol

        İlçemiz sınırları içersinde bulunan T.P.A.O.’ya ait toplam 13 üretim sahasında 118 kuyudan 2007 yılı içerisinde 2.697.915 varil ham petrol üretilmiş olup çıkarılan petrolün Türkiye ham petrol üretimine oranı % 18,29’dur. 
            Üretilen petrol, boru hatları ile taşınmakta olup, BOTAŞ kanalıyla TÜPRAŞ’a satılarak değerlendirilmektedir.
Tarım
 İlçemizin genel nüfusunun yaklaşık % 85’i tarımla iştigal etmektedir. İlçemiz tarımsal yönden büyük bir potansiyele sahiptir. Tarımda kullanılan araziler çok geniş bir coğrafyaya yayıldığından, değişik ürün desenleri üzerinde tarımsal faaliyetlerde bulunulmaktadır. Düz olan kısımlarda hububat tarımı, sebzecilik, pamuk yetiştiriciliği, bakliyat yetiştiriciliği, yem bitkileri yetiştiriciliği, bahçe bitkileri yetiştiriciliği ve diğer endüstri bitkileri yetiştiriciliği yapılmaktadır. Atatürk Baraj Gölünün çevresinde bulunan araziler elektropomp tesisleriyle sulanarak pamuk ve diğer sulu şartlarda yetiştirilebilen ürünler yetiştirilmektedir.  

Kooperatifler/Bankalar/MESLEK KURULUŞLARI
        
         İlçemizde, Ziraat Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Şoförler Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi, Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi (11 Adet), Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi ve Tarım Kredi Kooperatifi mevcuttur.
İlçede Ziraat, İş ve Garanti Bankası olmak üzere 3 banka faaliyet göstermektedir. Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatifinin sağlamış olduğu krediler üretime katkı sağlamaktadır.
İlçemizde 300 bakkal ve bayilik, 42 fırın, 30 mobilyacı ve tamirat atölyesi, 30 tuhafiyeci, 50 manifatura, 85 konfeksiyon, 152 kaynakçı, demirci ve demir-doğrama atölyesi, 70 elektrikçi, 75 terzi, 95 berber ve kuaför, 115 kahve ve çay ocağı, 31 internet cafe, 10 kuyumcu, 11 zahireci, 25 marangoz, 5 çiçekçi, 6 fotoğrafçı, 75 kundura satış ve tamiri, 20 züccaciye, 33 cep telefonu tamir ve kontör satış mağazası,  6 kasap, 52 lokanta, 22 pastane ve tatlıcı, 6 beyaz eşya satıcılığı, 7 sebzeci, 112 motor-oto kaporta tamiri, 5 oto galeri, 5 saatçi, 6 pamuk / yüncü, 5 kalaycı / tenekeci, 16 nalburiye, 7 kasetçi 2006 yılı sonu itibariyle faaliyet göstermektedir.

ORMAN
         
İlçemiz sınırları içerisinde bulunan ormanlık sahalar ile Gerger, Sincik ve Samsat ilçelerinde bulunan ormanlık sahalar Kahta Orman İşletme Şefliğinin sorumluluk alanındadır. Orman İşletme Şefliğinin toplam ormanlık sahası 48.202 hektardır. Bu ormanlık sahanın 10.700 hektarlık bölümü Kahta ilçe sınırları içerisindedir.
Baltalık Saha : Orman İşletme Şefliğince sadece meşe türlerinde baltalık işletmesi yapılmakta ve baltalık saha miktarı 6.634 hektardır. Meşe baltalıklarında yapılan üretim faaliyetleri yapılmakta olup yıllık üretim miktarı ortalama 1000 sterdir.
Bozuk Orman : İlçemizdeki ormanların büyük bir kısmı bozuk orman niteliğinde olup toplam bozuk orman alanı 10133 hektardır.
Koru Orman Sahası : İlçemizdeki ormanların asli ağaç türü meşe olup bu ağaç türlerinden oluşan koru ormanı alanı 567 hektardır.
Ormansız Açık Saha : Ormansız açık saha alanı 6040 hektar olup, bu alanlarda teknik açıdan ağaçlandırmaya elverişli olanlar hızla ağaçlandırma kapsamına alınmaktadır.


TURİZM
               
    İlçemiz sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal zenginlikler nedeniyle önemli bir turizm merkezi konumundadır. Özellikle Kommagene Medeniyetinden kalan tarihi miras, kültür turizmi için dünyanın en önemli kaynaklarından birini teşkil etmektedir. İlçemizin önemli tarihi kültürel ve doğal zenginliklerini arkeolojik kültür varlıkları ve ören yerleri oluşturmaktadır. Bunlar ulusal ve uluslar arası öneme sahip Nemrut Dağı (Antiochos’un Anıt Mezarı – Dev Heykeller), Arsemia (Eski Kale), Eski Kâhta Kalesi (Yeni Kale), Cendere Köprüsü (Roma Köprüsü), Karakuş Tümülüsü (Kadınlar Anıt Mezarı) ile Şeytan Köprüsü, Kıran Köprüsü (Değirmenbaşı Köprüsü), Han Yeri (Burmapınar), Yassıkaya ören yerleridir. 2206 metre yükseklikteki Nemrut Dağının zirvesinde bulunan, Kral Antiochos’un Anıt Mezarını ziyarete gelenler, güneşin gizemli doğuşunu ve batışını izlemektedirler.
            İlçemizdeki turizm potansiyelinin artırılması, iç turizmin canlandırılması, ilçedeki istihdamın arttırılması ve ilçe ekonomisine katkı sağlanması amaçları doğrultusunda 1993 yılından itibaren Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin ilk ve tek Uluslararası etkinliği olan Uluslararası Kahta Kommagene Festivali  tertiplenmeye başlanmıştır. 
          Kommagene Medeniyetinin adıyla tertiplenen ve geleneksel hale getirilen festival kapsamında ulusal ve uluslararası kültürel, sportif, akademik etkinliklerin sergilenmektedir. Festivalde yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde sergilenen etkinlikler ilçe, bölge ve ülke tanıtımına önemli katkı sağlamaktadır.
           İlçemizin yıllık turizm potansiyelinin sonucu olarak turizmden elde edilen gelir, ilçe ekonomisine yansımakta ve değişik hizmet alanlarına katkılar sağlaması, ilçemizdeki ekonomik hareketi canlandırmaktadır. 2005 yılı sonu itibariyle ilçemizi toplam 22.970 yerli ve 15.948 yabancı olmak üzere 38.918 turist ziyaret etmiş olup, 1991-2005 yılları  arasında yıllar itibariyle Nemrut Dağı Milli Parkını ziyaret eden yerli ve yabancı turist sayılarına ilişkin tablo aşağıya çıkarılmıştır.
A l t ı n   E l m a   Ö d ü l ü
Nemrut Dağı, 3. Uluslararası Nemrut Kommagene Festivaline katılan (1995) ATURJET (Türkiye Turizm Yazarları ve Gazeteciler Derneği) ile FİJET (Uluslar arası Turizm Yazarları ve Gazetecileri Federasyonu) yetkililerince Turizmin Oskarı sayılan ALTIN ELMA ödülüne (Golden Apple Awards) aday olarak gösterilmiş, uluslararası turizm arenasında gösterilen çabalar sonucu 2004 yılında ALTIN ELMA ÖDÜLÜ NEMRUT’A verilmiştir. Bu ödül Adıyaman Müzesinde sergilenmektedir.
   A r k e o l o j i k   A r a ş t ı r m a l a r 
1881 yılında Nemrut Dağındaki eserlerin keşfiyle başlayan bilimsel araştırmalar, belli aralıklarla 1985 yılına kadar devam etmiş, çalışmalarda müzelerin babası Osman Hamdi Bey, Alman, ABD ve Türk Bilim Adamları yer almışlardır. 
2001 – 2003 yılları arasında Hollanda’da kurulu Uluslararası Nemrut Vakfı tarafından yürütülen çalışmalar Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından durdurulmuştur.

İKLİMİ
            İlçemizin doğal bitki örtüsü step görünümündedir. Engebeli bir arazi yapısına sahip olup, dağlık kesimde fazla sık olmayan meşe ağaçları, akarsu boylarında ise söğüt ve kavak ağaçları mevcuttur. 
İlçemiz sınırları içerisinde bulunan Atatürk Baraj Gölü nedeniyle, iklim yapısı önemli ölçüde değişikliğe uğrayarak, karasal olan iklim,  Akdeniz İklimi ile benzerlik göstermeye başlamıştır.
İlçemizde son 1975-2006 yılları arasında meteorolojik verilerine göre en düşük sıcaklık – 11.4 0C (1985 yılı Şubat ay’ı) en yüksek sıcaklık 44.9 0C (1987 yılı Ağustos ay’ı), en yüksek kar kalınlığı 58 cm (2000 yılı Ocak ayı) dır. 
İlçemize son 10 yılda yıllık olarak en yüksek yağış miktarı m2’ye toplam 1038.5 kg. ile 1996 yılında, aylık en yüksek yağış miktarı 297.6 kg olarak 1996 yılı Mart ayında kaydedilmiştir.
Son on yıllık sıcaklık ortalaması 17.2’ dir.



Bu Haber -24 defa okundu.

Anket

   Anket
Şu anda anket sistemimizde Aktif anket bulunmamaktadır.

E-Bülten Aboneliği

Faydalı Yazılar

Namaz Vakitleri